İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yapay Zeka ve Bizi Bekleyen Günler

Cyborg woman with night sky background

Dönemleri kapatan, yeni bir sürecin habercisi olan toplumsal olayları güç dengelerindeki değişikliklerden ve ekonomik dinamiklerden bağımsız düşünmek, bir parçayı görmezden gelmek, hikayelerde eksik bir nokta bırakmak olur. Toplumsal olaylar, insanlığın kaderini etkileyen buluşlar, fetihler tarihsel çağları kapatıp açsa da yönetim biçimleri, üretim modelleri ve ekonomik modeller toplumsal olaylarla derin bir ilişki ve etkileşim içinde ilerliyor. Hangi devrin ne zaman geçtiğini, bir diğerinin tam olarak nerede başladığını söylemek giderek zorlaşıyor.

Sanayi devrimiyle başlayan işçi sınıfının yabancılaşması ve makineleşmeyle artan üretimde insansızlaşma süreci yeni mesleklerin doğmasına sebep olurken aynı zamanda da mevcut iş potansiyellerinin daralmasıyla sonuçlandı. İhtiyacımızdan fazla tüketmeye odaklı yaşadığımız dünyada, öz kaynakları umursamazca kullanmaya devam ediyoruz ve küresel ısınma gibi insanlığın sonunu getirebilecek sorunları yeterince ciddiye almıyoruz. Kurtuluşu tüketimden alışkın olduğumuz şekilde yeni gezegenlerde bulacağımıza inanıyoruz. Bu sırada yapay zeka ile ilgili çalışmalar hızlanıyor, robotların üstleneceği görevler artıyor, şoförsüz taşıtların ve kendi kendine gidebilen toplu taşıma araçlarının yaygınlaşması bekleniyor. Noah Harari, bundan 20-30 yıl sonra pek çok mesleğin geçerliliğini yitireceğine ve büyük bir işsiz sınıf oluşacağına dikkat çekiyor. 2050’de dünya nüfusunun 10 milyarı aşması beklenirken işsiz sınıfın popülasyonun ne kadarını kapsayacağını şu anda kestirmek zor olsa gerek. Yeni çıkacak mesleklerin, açığı ne kadar kapatabileceğini bilmiyoruz. Yeni ihtiyaçlara göre şekillenecek meslekler için geçiş eğitimlerinin verilmesi, buna uygun eğitim modellerinin geliştirilmesi ve uygulanması zorunlu olacak. Her ne kadar yapay zeka alanındaki ilerlemelere şüpheyle yaklaşılsa da er ya da geç biri düğmeye basacak ve yapay zekanın hayatımızdaki yeri yaygınlaşacak. Bu durumda da yapay zekanın sorgulanamazlığı karşısında insanlar zorlayıcı tecrübeler yaşayacak. Yönetimi datanın analizine emanet etmek ve hangi bulgular, paternler sebebiyle hakkınızda bir karar alındığını bilmemek, bu sorgulanamazlık hali delirtici bir tecrübe olacaktır. Işık Ergüden’in dediği gibi “faili olmayan fiil deliliğin kapısıdır”.

Yapay zekaya teslim olmak dünya çapında artan devlet denetimi, otoriterleşme ve gözetimle birlikte “normal insan” için çok büyük sorunlar doğuracaktır. Sigortanız belli bir yaştan sonra birdenbire belirli hastalıkları, üstelik siz henüz bu hastalıklara yakalanmadan, kapsam dışı bırakabilir. Hastaneler sigorta tarafından karşılanacak masraflarla yaşama ihtimalinizin yüzdesine göre bir ameliyatı onaylamayabilir. Genetik olarak suça yatkınlığınız sebebiyle henüz bir suça karışmadan hapsedilebilirsiniz. Pek çok bilim kurgu dizi ve filminin senaryosu çok yakında gerçeğimiz haline gelebilir.

Her dönem kendi normal tanımını ve hastalıklarını üretir. Bu dönemin neler getireceğini kesin olarak bilmiyoruz ama insanın etik değerleri aşmaya ve kendi sonunu getirecek düğmelere basmaya meraklı olduğunu biliyoruz. “Normalin” değiştiği bu günler 10, 20, 30 yıl sonrasında başımıza gelecekleri belirlediğimiz günler.

İnsanlık kültürünü kalıcı kılan, hep pozitif öğelere odaklanmamızdır. Katil olabilecek 100 kişiden kaçını toplumu kazandırabiliriz? Ruhsal olarak hastalanmaya yatkın kaç kişinin normal bir yaşam sürmesini sağlayabiliriz? İhtiyaç sahibi kaç kişiye eğitim, barınma, gıda yardımında bulunabiliriz? Bu ve benzeri sorular bizlerin zorlu koşullarda var olabilmesini sağlamış olmalı. Sorunlara rağmen var olabilmemiz insanı insan yapan değerler sayesinde, dayanışma içinde yaşayarak çözülmüştür. En korkutucu olan önümüzdeki dönemin değer yargılarının, bu insani parçacıktan yoksun mekanik bir hal alıyor olması. Mekanik bir şekilde datayı analiz ederken “binde birlik bir ihtimal” yapay zeka tarafından önemsenmeyebilir.  Ancak bizim için binde bir ihtimal ölümle yaşam arasındaki farktır. Sürücüsüz araçlarla yapılan testlerde yapay zekanın ikilemde kaldığı durumlarda nasıl seçimler yapacağı araştırılıyor. Kararların insani ve ahlaki boyutu tartışılıyor. Çarpma ihtimali kaçınılmaz olduğunda bir yaya ile araba veya cansız başka bir obje arasında nasıl bir seçim yapacak ve nasıl sorgulanacak?

Elen Musk, Mars’ta kurulacak koloni için hazırlıklarına devam ediyor. Bu kolonide öncelikli hedef koloninin kendi kendine yetebilmesi. Sonraki aşamada ise insanların çalışmasına da imkan tanıyacak bir sistem oluşturmak amaçlanıyor. Tarihsel tecrübelerimiz insanlığa hizmet ve hayatı kolaylaştırmak için başlayan uygulamaların esiri haline gelişimizin hikayeleriyle dolu. Bu veya başka bir koloninin sakinlerinin, şirketin CEO’sunun köleleri haline gelme ihtimali çok yüksek. Başka bir gezegende koloniyi kuran kişinin politik konumu ne olacak? Devletler şirketlerin güçlerini denetlemek ve sınırlamak için ne tür adımlar atacaklar? Gelecek, etik değerlere çok daha fazla ihtiyacımız olacak bir dönemi işaret ediyor; oysa biz giderek bizi insan yapan değerlerden uzaklaşıyoruz.

Demek ki gelecek için önümüzde 7 temel mesele bulunuyor. Bu meselelerle mücadele ederken kendimizi, bildiğimiz dünyayı ve kurduğumuz kültürü yeniden tanımlamamız gerekebilir.

    • Yapay zekanın üzerimizde kurduğu devlet destekli baskıyla nasıl mücadele edeceğimiz,
    • Şirketlerin gücünün nasıl dengelenebileceği,
    • Robotlaşma sebebiyle işsiz kalacak insanların topluma kazandırılması,
    • Geleceğin etik yapılarında insan motivasyonu ve organizasyon modeli,
    • Küresel ısınma, yenilenebilir enerji,
    • Sistem sebebiyle hastalananları korumak,
  • İnsanı insan olarak koruyabilen bir ekonomik model geliştirmek.