İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ya Bizdensin Ya Onlardan!

iStock_000026341554_Full

Tutsaklığın en ürkütücü tarafı, tutsağın kapalı tutulduğu koşullara uyum sağlaması olmalı. Kapısı açılmasına rağmen açık kapıdan dışarı çıkmayan bir aslan! Ya da kapısı açık bir kafeste yaşadığı için kendini özgür zanneden bir insan… Hepimiz bir kültür varlığı olarak, tanımlanmış dünyalar içinde varolmayı öğreniyoruz. Eğer varolma tecrübeleri hakikat bilgisi içeriyorsa, o zaman yetişkinliğe ulaşana kadar edindiğimiz tecrübeler insan kalarak hayatta tutunmayı başarabilecek bir donanım elde etmiş olmamızı sağlıyor.

Her hane bir organizma, her ebeveyn bir lider, her aile bir tarikattır. Gelişimimiz bizi kendi bütünlüğümüz içinde ele alan ve bize hayatta yol gösteren liderler tarafından şekillenir. Sistemsel olarak bir aile, bir şirket, bir örgüt arasında organizasyon yapısı açısından bir farklılık yoktur. Boş bir binanın hapishane ya da hastane olarak tanımlanmasını sağlayan, binanın mimarisinden çok, hakim sistemdir. Sistem daima soyuttur.

Bir yapıda çeşitli görevler, pozisyonlarla adlandırılmış olsa da esas olan daima atfedilmiş ve kabul görmüş bir kurgudur. İnsanlar arası ilişkiler, ilişki ağları ve hiyerarşik yapı bir organizasyonun ya da örüntünün ana tanımlayıcısıdır. Bu esas daima soyuttur. Nasıl ki bir terapistin danışanlarının mimiklerinden, hareketlerinden ve her tür dışavurumundan onların karakter örgütlenmesiyle ilişkili ip uçları elde etmesi mümkünse bir organizasyon için de operasyonlarına bakarak ve soyut örüntüyü anlamanıza yarayacak ip uçlarını gözleyerek yapıyı analiz etmek mümkündür.

Liderler bu örüntüyü tecrübeleriyle ve sezgileriyle anlar, kavrar ve duruma uygun yaklaşımlarıyla yetkiyi ele alırlar. Son yıllarda ön plana çıkan durumsal liderlik; bahsi geçen örüntüyü analiz ederek o duruma uygun yaklaşımı geliştirebilmek ile ilgilidir. “Kültür iklimi analizleriyle” yaptığımız, bu soyut yapıyı somutlaştırmaktır. Bu aşamadan sonra elimizdeki, duruma uygun liderlik yaklaşımını tespit edebiliriz. Yöneticilerin hangi davranışlarını geliştirerek doğru yaklaşımı yakalayacağını da söyleyebiliriz. Bu davranışları geliştirecek çalışmaları da belirleyebiliriz. Her duruma uygun bir yaklaşım geliştirmek mümkün olsa da yapı içindeki uyum, birlikteliğin devamı için en gerekli unsurlardan biridir. Her organizma doğar, büyür ve ölür. Bu, firmalar için de geçerlidir. Önemli olan süreci ne kadar verimli geçirebildiğinizdir. Bir yaşam sürecinde ne kadar fazla etki yaratabildiğinizdir. Eğer zamanı doğru kullandıysanız sizi aşacak pek çok yapının yeşermesine, büyümesine ön ayak oldunuz demektir. Bu açıdan bakarsak 4. nesilde son bulan bir aile şirketi, eğer 4. nesile gelene kadar pek çok yapının oluşumuna ön ayak olduysa ve kendinden yeni yapılar doğurduysa, o zaman bu süreci başarı olarak değerlendiririz. Değişen konjonktürde kaçınılmaz olanı kabullenmek ve tanımlamaları/değerlendirmeleri bu bilgi ile yapmak gerekir.

Durumsal liderlik, fırtınanın cinsine uygun kaptanlığı öğrenmektir. Türkiye’de pek az tartışılan bir konu etik liderlik ya da liderlik etiği kavramı. Bahsi geçen durumsal liderlik, sistemin kişisel çıkarlar için manipüle edilebilmesine olanak sağlayan algoritmayı da içeriyor. Tarihte insanlığın defalarca karşılaştığı toksik liderlerin amaçlarını gerçekleştirebilmesi bu algoritmadan kaynaklanıyor. Aynı aklı, faydalı işler için de zararlı sistemler üretmek için de kullanabiliyorsanız, bu iki seçim arasındaki çizgiyi belirleyen, etiktir. Etik lider için önemli olan sadece takipçi oluşturabilmek değildir; aynı zamanda bu takipçilerle verimli ve uzun soluklu sistemler oluşturabilmektir. Adil bir otoritenin en önemli özelliklerinden biri, yetkiyi yeterliliklerinden ötürü ele almış olmasıdır. Yetersizliklerinin açığını manipülasyon ve sistem oyunlarıyla kapatarak yetkiyi elinde tutanlar yeniliklerin yeşermesine izin vermeyen sistemleri kurarlar. Kurulan sistemler canlılığı ve motivasyonu tüketir. Giderek paranoyanın ön plana çıktığı bir liderlik iklimi sisteme hakim olur. Bu örgütlenmelerde “ya bizdensin ya onlardan” yaklaşımı hakimdir. Sevgi sistemleri üzerine kurulmuş organizasyonların ve liderlerin oluşturabileceği besleyici ve verimli yapıları bu tür örgütlerde hiçbir zaman göremeyiz.

Liderlerin işi değişimi yönetmektir. Değişim her zaman önce bizden başlar. Hakiki sistemler kurabilmenin tek yolu budur.

Sorularınız ve daha fazla bilgi için ke@karacaerdem.com