Tasarımın Dönüştürücü Gücü 8/11

Tasarım ve Zanaat İlişkisi 3/4

DSC_1346

Günümüzde zanaat ile ilişki içinde çalışan tasarımcılar dört yol izlemektedirler. Bunlardan ilki tasarımlarını bir atölye ile iş birliği kurarak hayata geçirmektir. İkincisi bir marka için tasarım yaparak üretimi/üreticiyi yönlendirmektir. Üçüncüsü bir markanın tasarım ekibinde yer almak ve dördüncüsü kendi atölyesini kurarak tasarımlarını hayata geçirmektir. Buna karşın zanaatkarlar ise genel olarak mağaza açarak, markalaşarak, tasarımcılarla iş birliği içinde üretim yaparak ve bir marka için üretim yaparak üretici pozisyonlarını korumaktadırlar.

Büyük perakendecilere baktığımızda ise biraz daha farklı bir tablo ile karşılaşılmaktadır. Sistemi yönlendiren aslında ekonomik gücü ve satış potansiyelini elinde tutan büyük perakendecilerdir. Zanaatkarların ve küçük ölçekli tasarımcıların bu aktörler karşısında uzun vadede dayanma ihtimali oldukça düşüktür. Büyük perakendeciler, zanaatkarlarla sosyal sorumluluk projeleri kapsamında ve kapasite geliştirmek üzere çalışmaktadırlar. Bu tür markaların genellikle kendi tasarım ekipleri bulunmaktadır. Özellikle ev tekstili ve giyim sektörlerinde faaliyet gösteren bu tür markalar, çeşitli atölyeleri kendileri için üretim yapabilecek kapasiteye ulaştırmak için çabalamaktadır. Perakendeciler için küçük atölyelerle çalışmak üç sebeple avantajlıdır. Öncelikle daha az adette üretim yapabilmeleri yeni bir ürünü piyasa sürerken avantaj sağlamaktadır. İkinci olarak organik furyası ile birlikte el emeği ürünlere duyulan ilgide artış olmaya başlamış ve bu ürünler daha yüksek fiyata satılmaya başlanmıştır. Son olarak iş birliği geliştirilen atölyeler, markalar tarafından sosyal sorumluluk projesi olarak görülmekte ve bu şekilde desteklenmektedirler. Bu durum hem atölyeye hem de markaya çeşitli avantajlar sağlamaktadır. Bu yaklaşımın dışında büyük bir alıcı için üretim yapmaya kalktığınızda marka tarafından belirlenmiş pek çok yönetmeliğe uyabilecek bir tesise sahip olmanız gerekmektedir.