Tasarımın Dönüştürücü Gücü 11/11

Grup Dinamikleri 2/2

DSC_1467

İnsanın temel ihtiyaçlarına uygun bir çalışma ortamı yaratabilmek uzun yıllardır farklı meslek kollarının ilgi alanına girmiştir. Analitik temelli grup çalışmaları, firmaların yönetimsel ve sistemsel sorunlarına, tıkanıklıklarına analitik temelli yaklaşımla çözüm arayan disiplinler, öncelikle insanın bir grup hayvanı olduğu bilinciyle yola çıkmışlardır. İnsanı, önce annesiyle kurduğu ilişki daha sonra da grup üzerinden normları öğrenmesi insanlık kültürünün bir parçası haline getirmiştir. Grubun arkaik düzlemde de ifade ettiği içselleştirilmiş semboller gelişim dinamiğinde etkin rol oynamaktadır. İnsanı bir gruba ait kılan temel özellikler; dünyaya geldiğimiz ilk yıllarda hayatta kalmamızı sağlayacak yaşam iç güdüsü, hayatta kalma dürtüsüile örtüştüğü için grup benliğimizde çok temel bir gereksinime cevap oluşturur niteliktedir.

Değişimin ne yönde olacağını anlayabilmek için içinde bulunulan durum etraflıca ele alınmalı ve tam olarak anlaşılmalıdır. Elde edilen varsayımları test etmek ve ardından deneyip en çok işe yarayan seçeneği tespit ederek ilerlemek ve gerekli revizyonları da yapmak mecburidir. Değişimin öncülerine pek çok sorumluluk düşmektedir. Burada sorumluluğu doğru bir şekilde yerine getirebilmek için muhtelif etik değerler üzerinde uzlaşılmış olunması ve bu değerlere bağlı kalınması gerekmektedir. Eğer ileriyi sizin gördüğünüz gibi görmeyen kişilere bir yol haritası çizecek ve bu yolda onlara eşlik edecekseniz, kendi zaaflarınıza yenik düşmeden, başkaları için “iyiyi”isteyerek hareket etmeniz gerekmektedir.

SONUÇ

Yeni gruplarla çalıştığımızda da elde edebildiğimiz en önemli unsur, dönüşümün içselleştirilebilmesini sağlarken tasarım düşünüşünde de bahsi geçen yöntemlerin benimsenmesine, bir mekanizma gibi işlemesine vesile olmaktır. Tasarım düşünüşü başka alanlara uygulanabilir olmasına karşın mekanik bir sistem doğuracaktır. İnsana uygun bir sistemi oluşturabilmek için grup üzerinden çalışmak ve yapıların kendi normlarını oluşturmalarına izin vermek gerekmektedir. Bu şekilde doğallığı yakalayarak canlı bir sistem oluşturmak mümkün olacaktır. Yaratıcılığın körüklendiği ve verimin yükseldiği bir ortam insanı ve ihtiyaçlarını doğru bir şekilde değerlendirip karşılayan bir yaklaşım içermelidir. Tasarım ve zanaat, sürdürülebilir bir platformda mekanik ve canlı tarafların dengesinin oluşturulabilmesi sayesinde etkileşime geçerek birbirlerini yeniden üreteceklerdir. Tecrübelerimden ve gözlemlerimden yola çıkarak söyleyebileceğim; en önemli dönüşümün bu yolla insanlarda yarattığımız dönüşüm olduğudur. Yapılan çalışmaların kolektif bir harekete dönüşmesi de bilinçlerimizdeki dönüşümle mümkün olacaktır.

KAYNAKÇA

Çalak, Erdoğan, (2009), Öfkeden Sevgiye Üç Hakim Duygu, Barış İlhan Yayınevi

De Board, R., (2006), The Psychoanalysis of Organizations, Routledge

Foulkes, S. H., (1991), Introduction to Group Analytic Psychotherapy, Maresfield Library, Karnac

Hagman, G., (2005), Aesthetic Experience Beauty, Creativity and the Search for the Ideal, Contemporary Psychoanalytic Studies 5

Hagman, G., (2010), The Artist’s Mind A Psychoanalytic Perspective on Creativity, Modern Art and Modern Artists, Routledge

Lawson, B., (2004), What Designers Know, Architectural Press

Lawson, B., (2005),How Designers Think The Design Process Demystified, Architectural Press

Macnab, M., (2012), Design by Nature Using Universal Forms and Principles in Design, New Riders Press

Portney, K. E., (2003), Taking Sustainable Cities Seriously Economic Development, American and Comparative Environmental Policy

Stacey, R. D., (2007), Strategic Management and Organisational Dynamics,Prentice Hall

ILO, 29.01.2018 tarihinde (http://www.ilo.org) adresinden erişildi.