İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mesleki Örgütlenmeler 2

23

Mesleki örgütlenmeler ya kadim bilginin koruyucuları ve aktarıcıları tarafından oluşturulmuş ya da mesleki örgütler zaman içinde kadim bilginin de koruyucuları ve aktarıcıları haline gelmişlerdir.

Kendi doğamıza yakın işler bizi içsel olarak da besler. Ruhsal olarak beslenmediğimiz işlerde uzun süre barınamayız. Kendimize uygun olmayan bir durumun içerisinden uzun süre kalmamız bizi hastalandıracaktır. Ben insanın doğası gereği üretken olma arzusunda olduğuna inanıyorum. Ancak burada kastettiğim üretkenliğin nereye aktarıldığı, ne şekilde yönlendirildiği ve manipüle edildiği değil, özümüzdeki eğilimimiz. Bu üretkenlik eğilimiyle daha hakiki süreçler üzerinden tekrar ilişki kurabildiğimizde, kendi doğamıza, özümüze ve kadim olana daha yaklaşmış oluruz. Jung’un hayatının belli bir döneminde inşaatta çalışma isteği duymuş olmasının temelinde de bu yatar.

Hakiki olmanın ve hem kadim bilginin hem de belirli ilkeler altında toplanan meslek örgütlerinin salık verdiği; doğru, dürüst ve adil olabilmenin, en azından bu uğurda çaba sarf etmenin bize, insana kattığı şey nedir? Bu gün şirketlerin suni bir şekilde yaratmaya çabaladığı ancak pek çoğunun bir türlü gerçekleştirmeyi beceremediği, ne kadar uğraşsalar da hep bir şeylerin eksik kaldığı hakiki bir aktarım sisteminin oluşturulamaması neden?

Gerçek bir firma kültürü, eskiden ustadan çırağa, babadan oğula geçen mesleklerde olduğu gibi şekillenmelidir. Burada ayırt edici olan aslında kurulan ilişkinin hakikiliği ve bilgi aktaranın sadece mesleki anlamda değil ruhsal anlamda da gelişkin olmasıdır. Liderlik de ustalık da tıpkı ebeveynlikte olduğu gibi bir kapasite meselesidir. Hiçbir lider kendi kapasitesinin üstünde bir gelişmişlik kuramaz. “İlişki daima düşük olanın kapasitesinde yaşanır.” Kitleleri peşinizden sürüklüyor olmanız, kitleleri geliştirdiğiniz anlamına gelmez. Ne yazık ki insanın temel hayatta kalma dürtüleri, aşkın olana erişmek için olduğu gibi birbirimizi kandırmak için de kullanılabiliyor. İki uç noktanın aynı dürtüden beslenmesi benim için her zaman ilginç olma vasfını koruyacak.

Bahsi geçen karşımızdakini ancak kendi kapasitemiz kadar geliştirebileceğimiz meselesi terapi için de geçerlidir. Bir terapist danışanını ancak kendi gelişkinliği kadar ilerletebilir. Buradan çıkan en önemli sonuç insanın ancak hakiki bir ilişki içinde gelişebileceğidir. Bu meslekte de böyledir. Patronunu babası gibi gören eski üstatların bu saygı ve sevgisi, karşılarına dikilen salt otoriteye duydukları hayranlıktan değil gördükleri ilgi ve alakadandır.

Her hakikat gibi, bir kültürü oluşturmak da zaman ve emek ister. Emek ve yatırım olmadan hiçbir hakikate ulaşmak mümkün değildir.