Grup Dinamikleri Yönetimi

IMG_2817

İş yerinde yaşanan günlük sorunların büyük bir yüzdesi iletişim kopukluklarından kaynaklanıyor. Departmanlar arası ilişkilerde yaşanan aksaklıklar, dayanışma eksikliği ve aidiyet duygusunun gelişmemesi veri akışını yavaşlatan ve üretkenliği azaltan faktörler. Görev tanımları ve sorumluluklar belirlenmiş olmasına rağmen sıklıkla karşılaşılan verim düşüklüğünün genellikle motivasyonla ilişkisi olduğu düşünülür. Oysa motivasyon her zaman beraberinde aidiyet duygusunu getirmez. Aidiyet bir firmanın yöneticileri üzerinden her departmana ve her bir bireye ulaşan vaatlerin ve kültürün bir parçasıdır. Personel değişim oranının yükselmesi, yeni makine parkurlarına rağmen üretimin istenen randımanda olmaması, ikramiye ve ödüllere rağmen çalışan bağlılığının düşük olması, kişisel gelişim imkanlarına rağmen personelin mutsuzluğu ve benzeri faktörler pek çoğumuz için alışıldık tablolar. Motivasyonu artırmaya yönelik çabalarla çözüme kavuşturmaya çalıştığımız bu tür sorunları semptom olarak ele alma alışkanlığımız ne yazık ki tam olarak gelişmedi. Bu baş ağrısını tedavi ederken ağrıya sebebiyet veren faktörleri göz ardı etmeye benziyor. Yani hastalık yerine semptomu tedavi etmeye çalışıyoruz.

Analitik ve sistemik yaklaşım bu noktada farklı bir bakış açısı sunuyor. Firma kültürünün incelenebilir, değerlendirilebilir yapısı bize sorunların kaynağını tespit ederek alternatif bir yol haritası oluşturmamız için imkan tanıyor. Bir insanın terapi süreci ile kendisini ve iç dinamikleri anlaması, sorunlara farklı bir perspektiften yaklaşması ve bazen daha bütüncül bir örgütlenme ile meselelerini geride bırakabilmesi nasıl mümkünse firmaların da iç dinamiklerini doğru bir yaklaşım ile ele alarak yeniden tanımlaması mümkün. Sistemik yaklaşım temel olarak bütünün parçalardan oluştuğunu, bütünün parçaların toplamından fazlası olduğunu ve tüm yapının en küçük birimden makro düzeye kadar ilişkide ve etkileşim içinde olduğunu kabul eder. Bu mikro düzeydeki her hareket ve değişikliğin tüm diğer parçalara ve bütüne yansıyacağını anlamına gelir.

Yapay yollarla takım ruhu geliştirmeye çabalamak, çalışanları motive etmek için dışarıdan yöntemler aramak geçici rahatlamalar sağlar. Böyle bir alternatifle ilerlediğinizde dışardan alınan hizmetlere bağımlı hale gelirsiniz. Bu işleyiş sürdürülebilir bir sistem oluşturmaz. Ekonomik olarak firmalar için karşılığı alınamayan bir harcamaya dönüşür. Kağıt üzerinde her şey normal görünse de amaca ulaşamamış oluruz.

İnsan dünyadaki var oluşundan itibaren bir gruba ait olmuştur. Dünya üzerindeki varlığımızı, yaşamımızı ancak bu yolla garanti altına alabilmiş ve insanlık kültürünü oluşturabilmişiz. Grup yalnızca hayatta kalma güdümüz ile bağlı olduğumuz bir yapı değildir. İnsan kendini ancak grup üzerinden yani diğerleriyle ilişkisi üzerinden tanımlayabilir ve geliştirebilir. Firmalar belli bir amacı gerçekleştirmek üzere bir araya gelmiş büyük çalışma gruplarıdır. Departmanlar ve bireyler sistemi oluşturan, etkileşim içindeki parçalardır.

İç meselelerimizi çözmek için sürekli dışarıdan gelecek bir kurtarıcıya muhtaç kalırsak ilerleme sağlayamayız. Sorunlarımızı ancak içerden ve dönüşerek çözebiliriz. Bir firmanın kültürünü oluşturmak için de mevcut bir stratejiyi kültür haline getirmek için de en etkin yöntem gruplar üzerinden çalışarak sistemi dönüştürmek olacaktır. Bu hakiki bir çözüm oluşturacağı gibi en küçük birimler tarafından da kabullenilen, içselleştirilen bir değişim haline gelecektir. Günümüzde iş dünyasının rekabet koşulları giderek zorlaşıyor. İş dünyasının kuralları ve koşulları tüm firmalar için net. Asıl mesele zorlu koşullarda mücadele edebilecek, birbirine kenetlenmiş, aidiyet duygusu gelişmiş, güvenilir takıma sahip olmak! Uzun vadede firmaların varlığı pazardan aldıkları pastaya değil iç dinamiklerini nasıl yönettiklerine bağlı. İnsanla yapılan bir iş için mutlaka insanın doğasını gözeterek, ona uygun bir ortam oluşturmak gerekir. Asıl mücadelemiz içeride verdiğimiz mücadeledir. Sağlıklı bir sonuca ancak sistemi doğru kurarak ve dinamikleri doğru yöneterek ulaşabiliriz.